SON DAKİKA

Medya Sizsiniz Haber

AİLEYİ VE SOKAĞI EĞİTMEDİKÇE TÜRKİYEYİ DÜZLÜĞE ÇIKARAMAYIZ!

Eğitim problemimizin en önemli açmazlarından birisi belki de en önemlisi, aile ve sokak karmaşasıdır. Türkiye düzensiz, dolayısıyla sağlıksız bir şehirleşmeye yöneldi….

AİLEYİ VE SOKAĞI EĞİTMEDİKÇE TÜRKİYEYİ DÜZLÜĞE ÇIKARAMAYIZ!
Bu haber 30 Aralık 2016 - 12:26 'de eklendi ve 2210 kez görüntülendi.

Eğitim problemimizin en önemli açmazlarından birisi belki de en önemlisi, aile ve sokak karmaşasıdır. Türkiye düzensiz, dolayısıyla sağlıksız bir şehirleşmeye yöneldi. Köyler hızla boşalırken şehre gelenler varoşlarda köy kültürünü aşamadılar. Ayrıca sokak, mahalle baskısının kalkması sonucu denetimsiz bir ahlaki çöküşün ilk hareket noktası haline geldi.

Okul bunu düzeltebilir mi?

Toplumu sivilleştirme uğruna liberal ahlakın etkisi öylesine sorumsuzca kullanılmaktadır ki, parklarda, bahçelerde, hatta sokak başlarında uygunsuz davranan gençlere kimsenin müdahale şansı kalmamıştır.

Göç alan şehirlere dikkat edin, kozmopolit bir görünüm ve onun arkasında ahlaki bir çöküş vardır. Ne kadar okullaşma oranını arttırırsanız arttırın, okullar eğitmekten ziyade, bu tür gençlerin buluşma alanına dönüşmektedir.
Yapılan sosyolojik analizlerde, problemli gençlerin hemen tamamına yakını gelir ve dolayısıyla kültür seviyesi düşük ailelerin çocuklarından oluşmaktadır.

Bunun ana sebebi, ailenin çocuğunu okula onun geleceğini kurtarma kaygısı taşıyarak göndermediğini, ‘başımdan defolsun da ne yaparsa yapsın’, anlayışına sahip olduğunu göstermektedir.

Türkiye’de eğitimi nitelikli hale getirmek istiyorsak, evvela onun altyapısını oluşturan aileyi bu idrake taşımak gerekmektedir. Aile, sadece çocuğunu doğurmak ve büyütmekle yükümlü değildir. O çocuğun şahsiyet kazanmaya başladığı ilk yaşlardan itibaren, kimlik kazandırmak için üzerine düşeni yapmamaktadır. Çocuk sevgiyle büyür, disiplin ve eğitimle kimliğine kavuşur. Sevgiyi tek taraflı verirseniz, onun tek kanadını geliştirirsiniz, öbür kanat boş kalınca, onu sokağın serserileri tamamlar ve bunlar ülkenin başbelası haline gelir. Televizyonlarda, işyerlerini soyan hırsızlara bakın, çoğunluğu genç, hatta çocuk denecek yaştadır. Onları böyle bir konuma taşıyan, ailenin umursamazlığı ile sokağın kontrolsüzlüğüdür. Bunların hemen hepsi okul çarkından geçmiş insanlardır, demek ki, bu vebal de üçüncü unsur olarak okullar da sorumludur.

Biz, eğitim düzeyini yükseltmek istiyorsak, öncelikle bu ortamı düzenlememiz ve düzeltmemiz gerekmektedir.
Bugün Sokaklarımız güvenli alanlar olmaktan çıkmaya başladı. İstanbul’a bakınız, gece bazı bölgelerde dolaşma şansınız var mı? Buradaki ahlaken düşük karakterli insanlar bu cemiyetin ürettiği insanlardır. Bunların hepsi bir ailenin mahsulüdür. Demek oluyor ki, aile yetiştiriyor, sokak da besleyip şekillendiriyor. Burada ana unsur okul olacaksa, devlet merkeze aldığı eğitim kurumlarıyla birlikte aileyi ve sokağı da ıslah edecek çalışmalar yapmalıdır. Bizde aileye dönük, ciddi bir yapılandırma çalışması olmadı. Hatta bugün aile ciddi bir tehdit altındadır. Bu ülkede evlenen her üç çiftten birisi evliliğinin ilk birkaç yılında boşanıyorsa, Türkiye bir felakete doğru gidiyor demektir. Birbirine tahammül edemeyen eşlerin sokağa bıraktığı çocukları, sadece devletin değil cemiyetin de problemidir. Bu çocuklar, sokağın ana malzemesi haline getirilmeden kontrole alınmazsa, Türkiye’nin sağlıklı bir nesil yetiştirmesindeki sıkıntıları daha da artacaktır.

Sonuç itibariyle, eğitimdeki olumsuzluklarımızı besleyen iki temel unsur, ciddi sorunumuzdur. Eğitim bir bütünlük içerisinde bilgi ve şahsiyet malzemesi olacaksa, biz, sadece okullaşmaya değil bu alanlara da yatırım yapmak zorunluluğuna mahkûmuz. Bunu yapmadıkça Türkiye’de eğitimi istediğimiz seviyeye çıkaramayız. Belki sınırlı sayıda düzgün ailelerin çocuklarından, kalifiye eleman yetiştiririz, ancak bu toplumun bütünüyle kalitesini ifade etmez! Her gün sigaraya bir kitap parası veren bu ülkenin insanı, yılda bir kitap alıp okumuyorsa, bu ailenin Türkiye’nin eğitilmiş bir toplum haline gelmiş olmasına nasıl katkısı olacaktır?
Unutmayalım, hiçbir çocuk suçlu doğmaz. Onu suça iten ana etkenler, aile, sokak ve yetersiz eğitimdir.

Muhsin İlyas Subaşı / Medyasizsiniz.com

Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT


YASAL UYARI!
Bu sitede yer alan içerikler sadece genel bilgilendirme amacı ile sunulmuştur. Yorumlarınızı kendi özgür iradeniz ile yayınlanmakta olup; bununla ilgili her türlü dolaylı ve doğrudan sorumluluğu tek başınıza üstlenmektesiniz. Böylelikle, Topluluk Kuralları ve Kullanım Koşulları'na uygun olarak, yorumlarınızı Yapınız.
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER

webmaster forumesenyurt escortataköy escortbeylikdüzü escort